
Lipödem ve lenfödem, bacaklarda şişlik ve hacim artışı ile seyreden iki farklı hastalıktır. Ancak birçok hasta bu iki hastalığı birbirine karıştırır. Hatta lipödemli hastaların önemli bir kısmı yıllarca yanlış tanı alabilir veya “kilo problemi” olarak değerlendirilip geç tanı konabilir.
Bu nedenle hastaların en sık sorduğu sorulardan biri şudur: “Lipödem mi var, lenfödem mi?”
Lipödem ve lenfödemin tedavi yaklaşımları farklı olduğu için doğru tanı büyük önem taşır. Bu yazıda lipödem ile lenfödem arasındaki farkları net şekilde açıklıyoruz.
Lipödem, genellikle kadınlarda görülen, özellikle bacaklarda ve bazen kollarda anormal yağ dokusu birikimiyle ortaya çıkan kronik ve ilerleyici bir hastalıktır. Lipödemde oluşan büyüme, klasik kilo alımı gibi tüm vücuda yayılmaz. Daha çok kalça, basen, uyluk, diz çevresi ve baldır bölgelerinde belirginleşir.
Lipödemin en önemli özelliklerinden biri, yağ dokusunun ağrılı ve hassas olmasıdır. Hastalar çoğu zaman dokunmakla acı, kolay morarma ve bacaklarda ağırlık hissi tarif eder.
Lenfödem, lenf dolaşımının bozulması sonucu dokular arasında sıvı birikmesi ile oluşan şişlik durumudur. Lenfödemde temel problem yağ dokusu artışı değil, lenf sıvısının dokularda birikmesidir.
Lenfödem doğuştan olabileceği gibi bazı ameliyatlar, radyoterapi, enfeksiyonlar veya lenf yollarını etkileyen başka hastalıklar sonrası sonradan da gelişebilir.
Lenfödem ilerledikçe dokularda sertleşme ve ciltte kalınlaşma meydana gelebilir.
Lipödemde temel problem anormal yağ dokusu birikimidir.
Lenfödemde ise temel problem lenf sıvısının dokularda birikmesidir.
Bu fark, hem belirtileri hem de tedavi planını belirleyen en önemli noktadır.
Lipödemde genellikle bacaklarda simetrik bir kalınlaşma görülür. Yani iki bacak çoğu zaman benzer şekilde etkilenir. Hastalar özellikle diz çevresi ve alt bacaklarda belirgin kalınlaşma fark eder. Lipödemde ayak bileği hizasında bir “kesilme görüntüsü” oluşabilir ve ayaklar genellikle normal kalır.
Lenfödemde ise şişlik çoğu zaman ayaktan başlar ve ayak parmaklarını da kapsar. Ayakta ve bilekte belirgin ödem görülür. Lenfödem bazen tek bacakta daha belirgin olabilir ve asimetrik şekilde ilerleyebilir.
Lipödemin klasik formunda ayaklar genellikle etkilenmez. Bacak kalınlaşırken ayakların normal kalması lipödem için önemli bir ipucudur.
Bu nedenle lipödemli hastalarda ayak bileği hizasında belirgin bir sınır oluşabilir. Bu görüntü halk arasında “bilekte halka görüntüsü” şeklinde tarif edilebilir.
Lenfödemde ise ayak şişliği çok tipiktir ve ayak parmakları dahil olabilir.
Evet. Lipödemin en belirgin özelliklerinden biri ağrı ve hassasiyettir. Hastalar bacaklarına dokunulduğunda acı hissedebilir. Ayrıca lipödemli dokularda damar hassasiyeti arttığı için kolay morarma sık görülür.
Lenfödemde ise ağrı her zaman belirgin değildir. Daha çok gerginlik ve dolgunluk hissi ön planda olabilir. İleri evre lenfödemde ciltte sertleşme ve kalınlaşma görülebilir.
Lipödem hastaları genellikle diyet ve spor yaptıklarında üst vücut zayıflar ancak bacaklar aynı kalır. Bu durum lipödem için çok tipiktir.
Lenfödem ise kilo kontrolü ile bir miktar rahatlayabilir ancak temel problem lenf dolaşımı olduğu için tek başına diyetle düzelmesi beklenmez.
Lenfödemde erken dönemlerde parmakla bastırıldığında ciltte çukurlaşma görülebilir. Bu durum “pitting ödem” olarak adlandırılır ve lenfödem için önemli bir bulgudur.
Lipödemde ise yağ dokusu artışı ön planda olduğu için çoğu zaman bu tip çukurlaşma belirgin değildir.
Lenfödem tanısında kullanılan önemli klinik bulgulardan biri “Stemmer bulgusu”dur. Bu bulguda ayak parmağı üzerindeki cilt katlantısı tutulmaya çalışılır. Eğer cilt katlantısı tutulamıyorsa bu durum lenfödem lehine olabilir.
Lipödemde Stemmer bulgusu genellikle negatiftir. Çünkü ayak ve parmaklar çoğu zaman etkilenmez.
Evet, bazı lipödem hastalarında ilerleyen yıllarda lenf dolaşımı da etkilenebilir. Bu durumda lipödem ve lenfödem birlikte görülür. Bu tabloya lipo-lenfödem adı verilir.
Bu durumda bacaklarda hem lipödemin oluşturduğu yağ dokusu artışı hem de lenf sıvısı birikimine bağlı şişlik bulunabilir. Bu hastalarda ayak şişliği de görülebilir.
Bu nedenle lipödemin erken tanınması ve takip edilmesi çok önemlidir.
Lipödem ve lenfödem ayrımı çoğu zaman detaylı klinik muayene ile yapılabilir. Hastanın şikayetleri, bacak dağılımı, ayak tutulumu, ağrı, morarma ve ödem tipi değerlendirilir.
Gerekli durumlarda damar ultrasonu, lenf sistemi değerlendirmeleri veya diğer görüntüleme yöntemleri ile tanı desteklenebilir.
Doğru tanı, doğru tedavi planlaması için şarttır.
Sonuç
Lipödem ve lenfödem birbirine benzeyen ancak tamamen farklı iki hastalıktır. Lipödemde yağ dokusu artışı ve ağrı ön plandayken, lenfödemde lenf sıvısının dokularda birikmesi sonucu şişlik oluşur. Lipödem genellikle simetriktir ve ayaklar çoğu zaman etkilenmez. Lenfödemde ise ayak şişliği sık görülür ve hastalık bazen tek taraflı ilerleyebilir. Doğru tanı konması, tedavi sürecinin doğru planlanması açısından büyük önem taşır.
Lipödem ÇorabıBazen lipödem çorabı olarak da adlandırılan kişiye özel bası giysilerinin kullanılması, lipödem semptomlarının tedavisinde destekleyici unsurlardan birisidir. Devamını Oku...
Lipödem DiyetiLipödem, birçok kişiyi özellikle de kadınları etkileyen, bacaklar ve bazen kollar gibi vücudun belirli bölgelerinde anormal yağ birikmesine neden olan kronik bir durumdur. Devamını Oku...