
Lipödem, kadınlarda sık görülen ancak toplumda ve hatta sağlık alanında yeterince bilinmeyen kronik bir hastalıktır. Bu nedenle lipödemli hastaların büyük bir kısmı yıllarca doğru tanı alamadan yaşamaya devam eder. Çoğu hasta, şikayetleri giderek artmasına rağmen uzun süre “fazla kilo” veya “bölgesel yağlanma” olarak değerlendirilir.
Lipödem tanısının geç konması, hastalığın ilerlemesine, yaşam kalitesinin düşmesine ve tedavinin daha zor hale gelmesine neden olabilir. Bu nedenle lipödemin neden geç fark edildiğini anlamak, hem hastalar hem de hekimler açısından oldukça önemlidir.
Lipödem tanısının gecikmesindeki en önemli neden, hastalığın obezite ile karıştırılmasıdır. Lipödemli hastalarda özellikle bacaklarda ve kalçalarda belirgin kalınlaşma olduğu için çevre tarafından “kilo almış” olarak yorumlanabilir.
Birçok hasta uzun süre diyet yapmasına rağmen bacaklarının incelmediğini fark eder. Ancak bu durum genellikle “yeterince spor yapmıyor” veya “diyetine dikkat etmiyor” şeklinde yanlış bir algıya neden olur. Oysa lipödem, normal yağ dokusundan farklı bir yağ dokusu büyümesi ile oluşur ve diyet-egzersize karşı dirençlidir.
Bu yanlış değerlendirme nedeniyle lipödemli hastalar yıllarca yanlış yöntemlerle kilo vermeye çalışabilir.
Lipödem çoğu zaman yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Erken evrede yalnızca hafif şekil bozukluğu veya basen-bacak bölgesinde kalınlaşma şeklinde görülebilir. Bu nedenle hastalar başlangıçta durumu ciddi bir hastalık olarak algılamayabilir.
Ağrı, hassasiyet, kolay morarma ve hareket kısıtlılığı gibi belirtiler genellikle zaman içinde artar. Bu da hastaların doktora başvurmasını geciktirebilir.
Lipödemin geç tanı almasının önemli nedenlerinden biri de bu hastalığın farkındalığının yeterince yaygın olmamasıdır. Pek çok kişi lipödemin bir hastalık olduğunu bilmez. Bazı hastalar ise yıllarca bunun “genetik basen yapısı” veya “kadınlarda normal yağlanma” olduğunu düşünerek yaşar.
Bazı durumlarda hastalar sağlık kuruluşlarına başvursa bile, lipödem her zaman ilk akla gelen tanı olmayabilir. Bu da doğru tanıya ulaşmayı geciktirebilir.
Lipödem, özellikle lenfödem ve venöz yetmezlik gibi dolaşım hastalıklarıyla karıştırılabilir. Her iki hastalıkta da bacaklarda şişlik ve dolgunluk hissi görülebilir.
Ancak lipödemde ayaklar çoğu zaman etkilenmezken, lenfödemde ayak ve parmaklarda da belirgin şişlik görülebilir. Bu ayrım her zaman net olmadığı için lipödem tanısı gecikebilir veya yanlış tanı konabilir.
Bazı hastalarda lipödem uzun süre devam ettiğinde lenf dolaşımı da etkilenebilir ve lipo-lenfödem tablosu gelişebilir. Bu durum tanıyı daha da karmaşık hale getirebilir.
Lipödemli hastalar çoğu zaman çevrelerinden eleştiri alabilir ve “kilo verme” baskısı altında kalabilir. Bu durum bazı hastalarda özgüven kaybına, sosyal çekilmeye ve psikolojik yorgunluğa yol açabilir.
Bazı hastalar ise uzun süre “zaten kilo problemi” olarak görüldükleri için doktora başvurmaktan çekinebilir. Bu da tanının gecikmesine neden olur.
Lipödem çoğu zaman ergenlik, hamilelik veya menopoz gibi hormonal dönemlerde belirginleşir. Bu dönemlerde vücutta genel kilo artışı olabileceği için lipödem başlangıcı normal kilo artışı ile karıştırılabilir.
Özellikle hamilelik sonrası başlayan bacak kalınlaşmaları çoğu zaman “doğum sonrası kilo” olarak değerlendirilir ve lipödem tanısı uzun süre düşünülmez.
Lipödem tanısı geç konduğunda hastalık ilerlemeye devam eder. Bu durum bacaklarda hacim artışının belirginleşmesine, ağrının artmasına ve hareket kabiliyetinin azalmasına yol açabilir. Hastalar günlük yaşamda daha çabuk yorulmaya başlayabilir ve uzun süre ayakta kalmak zorlaşabilir.
İleri evrelerde eklem ağrıları artabilir ve dizlere binen yük nedeniyle ortopedik problemler ortaya çıkabilir. Ayrıca bazı hastalarda lenf dolaşımı da etkilenerek lipo-lenfödem tablosu gelişebilir.
Bu nedenle lipödemin erken dönemde tanınması, tedavi sürecini kolaylaştırır ve hastanın yaşam kalitesini belirgin şekilde artırır.
“Lipödem tanısının geç konmasının en önemli nedeni, hastalığın obezite ile karıştırılması ve farkındalığın yetersiz olmasıdır. Belirtilerin yavaş ilerlemesi, lenfödem veya venöz hastalıklarla karışabilmesi ve hastaların uzun süre bunun normal bir durum olduğunu düşünmesi tanıyı geciktirebilir. Oysa lipödem erken tanındığında hem konservatif yöntemlerle hem de cerrahi seçeneklerle daha etkili şekilde yönetilebilir.”
Lipödem ÇorabıBazen lipödem çorabı olarak da adlandırılan kişiye özel bası giysilerinin kullanılması, lipödem semptomlarının tedavisinde destekleyici unsurlardan birisidir. Devamını Oku...
Lipödem DiyetiLipödem, birçok kişiyi özellikle de kadınları etkileyen, bacaklar ve bazen kollar gibi vücudun belirli bölgelerinde anormal yağ birikmesine neden olan kronik bir durumdur. Devamını Oku...